Ay bu sessizlik hayra alamet değil bacım...
"Rüzgarın bile fısıldamaktan korktuğu o ilk saniye... Her şeyin başladığı o an."
Gözlerime bak, yalan söylemiyorum ölümü gör!
"Bakışlarındaki o derin karanlık, sırlar perdesini aralamaya yetiyordu."
Bu çocukta bir haller var ama hadi hayırlısı ayol!
"Zamanın durduğunu hissettiğinde, kader çoktan ağlarını örmeye başlamıştı."
Ayol rüyamda yine o afet-i devranı gördüm!
"Her gece aynı yüz, aynı fısıltı... Rüyalarındaki o gizemli aşk."
Valla billa kararlıyım bacım, bulacağım!
"Aşkın peşinden gitmek delilikse, Treeman hazırdı. Yolculuk başlıyor!"
Ay bu taç da amma ağır çıktı ayol!
"Bir tacın ağırlığı sadece altından değil, sorumluluğundandır."
Kız sana diyorum! Yine daldın gittin!
"Sorular cevapsız kaldıkça, sessizlik daha da derinleşti."
Kız bu ne? Gözlerim kanadı ama meraktan da çatladım bacım!
"Gerçekler bazen bir tokat gibi çarpar insanın yüzüne, bazen de bir fırtına gibi..."
Şu endama bak, şu zerafete bak! Kim bu afet?
"Sislerin arasından beliren o silüet, tüm hikayeyi değiştirecek güçteydi."
Kız bu o değil mi? Vallahi o! Kalbim durdu ayol!
"Tanıdık bir koku, tanıdık bir his... Hafızanın dehlizlerinden gelen bir yankı."
Aman yarabbi! Olaylar olaylar... Şimdi yandık!
"Tehlike yaklaştıkça, Treeman'in içindeki o kadim güç uyanmaya başlıyordu."
Hadi bakalım aşko, göster günlerini şunlara!
"Ve Treeman, kaderine doğru son adımı attı."
Kız olaylar iyice çığrından çıktı, bu ne dram böyle! Şugar mugar kalmadı kimsede!
"Bazı sırlar toprak altında kalmalıydı. Ama Treeman için artık geri dönüş yoktu. Gerçekle yüzleşme vakti geldi aşko!"